18 Şubat 2014 Salı

Şaşkın Diyaloglar

Akşam okuldan eve kulağım acıyor, biraz da duymuyorum diye şikayet ederek gelen sıpaya sabah uyandığında sorduk:
- Arda acıyor mu kulağın?
- Yok acımıyor artık amaaa..
- Aması ne?
- Bugün de gözlerim görmüyor biraz benim!
- Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?
- Ee evet yarın da ağzım konuşamayacak!

Saçlarını kuruturken aklı taa nerelerde konuştu:
- Anne, ben düşünüyorum da hangi meslek olacağımı bilemiyorum. Birsürü olsam?
- Olur ne olmak istiyorsun?
- Bilimadamı, ressam, müzisyen, heykeltıraş!!
 Çağlar'a dönüp "Duydun mu nedense hiç doktor avukat polis filan yok, ne iş?" dedim gülerek.
Bunun üzerine
- Anne! Onlar normal meslekler ben değişik bir şey olmak istiyorum!

Barış ve Arda odadalar ben de mutfaktan kulak misafiri:
B: Arda! Her sayfayı okuyorsun ben hızlı hızlı resimlerine bakmak istiyorum!
A: Ama ne yapayım?! Okunacak çok şey var, kitaplar, tabelalar, işaretler heryer heryer yazı dolu! Okumayayım mı ha? Okumayayım mı? O zaman neden yazmışlar??!!
B:...

Arabada babasının sakızından çıkan manide başgöz olmak yazıyordu, biz de takıldık:
- Arda seni de başgöz edelim mi artık büyüdün?
- O nee?
- Evlendirelim yani
- Anne ben daha çocuğum çocuklar evlenmez.
- İyi de hani her şeyi sen biliyorsun, her şeyi sen en iyi yapıyorsun, hani büyüksün sen, koca adam gibi konuşuyorsun.. Demek büyüdün, evlenebilirsin.. Var mı evlenmek istediğin biri?
- Yok. O kadar büyümedim daha. Büyüyünce biri ile tanışacağım, evleneceğiz, bebek doğduracağız, sonra aile olacağız.
- Hımm bebek olmadan aile olmuyor.
- Evet
Birkaç dakika sonra:
- Anne biliyor musun?
- Neyi?
- Çin'de sadece iki bebek doğdurabiliyorlar, üçüncü bebek doğdurmak yasak!
- ???!!!


1 yorum:

Metin Kilic dedi ki...

Çok hoş, maşallah..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails