13 Haziran 2010 Pazar

Bu da böyle bir ilkti işte..

İlkler hep güzel olacak, sevindirici olacak diye bir şey yok değil mi?
Cumartesi öğleden sonra annem sıcakta bir sürü yol tepti, akşam bir kaç saat Arda ile vakit geçirsin, biz de Çağlar' la dışarı çıkalım diye.
Hiç yapmadığımız şey değil aslında, bundan önce de bir kaç defa teyzesi ile babaannesi ile akşamını geçirdi Arda. Hepsi de sorunsuz akşamlardı. O yüzden annemden böyle bir teklif gelince hayır demedik biz de..
Tüm gün birlikteydik, akşam 7,30 da Arda' nın yemeğini yedirip, hazırlanıp çıktık. Her zamanki seramoni ile bize el sallayip uğurladı.
Çok uzağa gitmek istemedi canımız, Beylerbeyi'ne indik, çok da uzatmayıp yemek yer kahve içer döneriz diye plan yaptık kafamızca. Yemeğimizi yiyip tam kalkmıştık ki annem telefon etti. Arkadan çığlık kıyamet bir ağlama, annem bana anahtar nerede dışarı çıkalım biz biraz Arda ile diye soruyor.. :) Hayrola dedim, 8.30 tan beri ağlıyor dedi.. Telefonu verdi annem, geliyorum Arda' cım, ben geleceğim, meme emip uyuyacağız dedim, ağlama kesildi. Döndük tabii eve, aklıma hiç biz olmadığımız için ağladığı gelmedi açıkçası.
Dedim ya daha önce de böyle akşamlar geçirmişti.
Saat 8.30 civarı, alt değişip pijamalar giyilince , oda oda anne aramış, sokak kapısını açıp anne neede? sorularının ardından da bir ağlama tutturmuş..  Benimle telefonda konuştuktan sonra sakinlemiş ama uyumaya da yanaşmamış.. Biz eve girdikten 3-4 dakika sonra uykuya daldı zaten.
Bu bir ilkti bizim için. Arda 4 aylıktı ben çalışmaya başladığımda, annenin her sabah gidip her akşam gelmesi , O' nun için çok normal bir rutin. Hiç ağlayarak göndermedi bizi, hep el sallayarak, öpüşerek ayrıldık. Anne varken meme emerek uyumasına rağmen, teyzesi ve babası ile uyuduğu akşamlar da oldu sorun çıkarmadan. Anne yoksa meme yok, yatar uyurum mantığını çalıştırdı hep. Neydi peki bu şimdi?
Biraz düşününce hatanın nerede olabileceğini kestirdik, yani kestirdiğimizi sanıyoruz. Hiç akşam evden çıkıp gitmedik şimdiye kadar, sabah çıktık akşam geç geldik. Öyle olunca tüm günü anne olmadan geçiren Arda , günün devamını da getirdi tabii.. Bir sefer de onu uyutup öyle çıktığımızı hatırladık. Gece uyanıp da babaanne ile karşılaşınca kalkıp oturmuş ama kriz çıkarmamıştı.
Bu da böyle bir ilkti bizim için, artık olan bitene çok daha duyarlı olduğunu, rutine uymayan durumlarda sert tepkiler verebileceğini hatırlattı bize..Bana anlatmadan , açıklamadan nereye gidiyorsunuz, geri gelin çabuk dedi..
2 hafta sonraya , aylar öncesinden alınmış biletlerimiz var, biletleri yakmak bir şey değil ama Arda' nın buna alışması gerekiyor. Nasıl bir yol izlemeli, ne yapmalı,, Anne şimdi düşünüyor..

Paylaş

2 yorum:

füsfüs dedi ki...

biz de gece birkaç defa çıktık, dediğin gibi gündüz yokluğumuza alışkın ama gece ne yapar diye düşündüm ben de. ona gideceğimizi ama geri geleceğimizi falan anlattaım, pek sorun çıkarmadı. kıyamam ardaya belki dönmeyeceksiniz sanmıştır, akıllarından neler geçiyor. ara ara kısa sürelerle tekrarlarsanız alışır belki 2 haftaya kadar

Zeynep dedi ki...

Haklısın Füsun'cum,hem sık yapmak hem de anlatmak lazım sanırım.Anlatmamakla hata ettik baştan biz, alışkın zaten diye düşündük. Ama ayrıntılardaki en ufak değişiklik bile demek ki önemli oluyor. Fena oldum ben de kirpikler ıslak ıslak, küskün bakışlarla karşıladı bizi :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails