7 Aralık 2011 Çarşamba

Mim diye birşey vardı değil mi?

Gerçekten mim diye birşey vardı, daldan dala konardı, bazılarını okumak hem güzel hem eğlenceli olurdu.. Böyle birşeyin varlığını bile unutmuşken Her Telden mimlemiş beni, benim takipsizliğim sonucunda bir de üşenmemiş haber vermiş sağolsun. Bunca uğraşa cevap vermemek olmaz:
Kural 1: Mimi bir ödül kabul edip teşekkür ediyoruz ki, hatırlanmak güzel şey gerçekten,,
Her Telden, pek çok teşekkür ederim :)
Kural 2: Kendimizle ilgili 7 gerçek neymiş, onları döküveriyoruz ortaya..
Hadi bakalım..
1- Bir kere tahammül sınırının çok üzerinde endişeli biriyim. Her an herşeyden endişe edebilirim, abartıp, gözümde büyütüp, içimde şişirip patlayacak gibi olurum.
2- Fazla gerçekçiyim. Hayaller, ihtimaller, hele ki iyi ihtimaller bana pek uğramaz. Son senelerde tekrar hayal kurabildiğimi farkedip, düşüncelerimi daha çok serbest bırakmayı öğrendim ki artık herkesinki kadar olmasa da benim de kurduğum hayallerim var, çok çabalıyorum bu konuda, gerçekten :)
3- En yakınıma bile kolay kolay kendisi ile ilgili soru soramam, çekinirim, özeline fazla burnumu sokmuşum gibi gelir. Konuşmak isterse konuşsun diye beklerim ve bazen onlar da sormamı bekler, aynı benim de bana sorulmasını beklediğim gibi.. Derdimi sıkıntımı sorulmadan anlatabilmeyi çok isterdim..Bu konuda çıkmazdayım yani..
4- Yaratıcı ve oyuncu bir anne değilim, hiç olamadım, hep kopya çekiyorum oradan buradan ..
5- Çok sabırlıyım. Dostlarımın haddinden fazla sabır gösterdiğimi ve tepki vermem gerektiğini söyledikleri zamanlar çok olmuştur. Umarım başkaları için gösterdiğim o sabrı oğlum için de gösterebiliyorumdur..
6- Az konuşur, çok dinlerim. İş hayatında çok yararını gördüm. Özel hayatımda azıcık daha çok konuşsam fena olmaz..
7- Herşeyi almaktan vazgeçip yerine kitap alabilirim. Kitap konusunda maymun iştahlıyım. Herşeyi okumak isterim, birini bitirmeden ötekine başlar, birinin sonunu diğerinin başına bağlarım, yine de hiç bir şey okumamışım hissinden kurtulamam.
Hadi 8. de benden olsun, sosyal medya konusunda pek bir kabiliyetsizim, şu blogu günü gününe yazabilsem o bile yeterdi aslında..
Eğer gerçekten vaktiniz olur ve de canınız da isterse Itır, Yeliz, Evrim ve Nilay ( hoş Nilay' ın konseptine pek uymuyor ama :)), siz de üç beş birşeyler karalarsınız belki?..


2 yorum:

suinci dedi ki...

özel hayatında az konuşmaktan niye dertleniyorsunki bizim kaybettiğimizde sen kazaniyorsun

FADİŞ dedi ki...

Az konuşup çok dinleme konusunu iş hayatında uygulayabilsem fena olmaz doğrusu:)
Kopya çekmek demeyelim de örnek alıyorum diyelim:)
Sizi tanımak güzel epey bir fikir edindim doğrusu, daha çok yazın bloğunuzda bundan sonra.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails