16 Ekim 2011 Pazar

Cumartesi

Dördüncü veli toplantım bu benim..
Cücenin boyuna göre bayağı iyi bir deneyim sayısı..
Dördüncü kez gidip daire olarak dizilen o minik sandalyelere oturduğumda, bu sefer o duvarları tanıdığımı, birazdan konuşulacakların bir kısmını tahmin edebildiğimi ve en önemlisi hiç yabancılık ve yabanilik hissetmediğimi farkettim, hoşuma gitti bu his..
Bu his sayesinde belki de, eleştirilerimi çok daha rahat yapar oldum bir süredir.. Ama ben bunu o anda, o minik sandalyelere oturduğumda farkettim..
'Mükemmel okul diye bir şey yok, sizin önceliklerinizi karşılayan okul var, onun da yüzde yüz karşılamasına imkan yok..'
Okul değiştirmedik başından beri ama bu bir önceki cümledeki gerçeği sindirdiğimden beri karşımda, bir sürü eksisine rağmen ağzımdan çıkanları daha bir dikkate alan, içinde kendimi de huzurlu hissettiğim, kolay kolay dönüp arkama bakmadığım bir okul var..
Bu toplantı özeldi benim için, kafam dopdolu, içim rahat, yüzüm gülerek çıktım 3 saatin sonunda oradan..
Veee yağmurlu bir Cumartesinin ortasına düşüverdim. Sonrası acılıydı biraz, trafik, sağanak, taksi şoförleri, hemen arkasından da elleri çıkacak ateşin habercisi olarak buz kesmiş, gözleri baygın bir sıpa ile buluşma..
Ve sıpayı emin ellere bırakıp, en az veli toplantısı kadar önemli, hayallere giden yolda minik bir adım için başka bir buluşma..
Cumartesi gününü bilgi bombardımanına tutularak geçirmiş beynim, bugün tatil istiyor..O istese ne yazar, cüce hafif ateşli ama her an bir öksürük dalgası ile uyanmaya hazır dibimde yatıyor..
Uzun bir gece ve yorucu bir pazartesiye şimdiden merhaba!

Paylaş






1 yorum:

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

geçmiş olsun. Mükemmel okul gerçekten yok, onların keyifli olduğu ve mutlu olduğu yer en yi yer.. sevgiler

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails