14 Kasım 2011 Pazartesi

Boş Ev

99 depreminden sonra yurdun camlarındaki demir parmaklıklar üstüme üstüme gelince, sanırım bir daha asla oturamayacağım güzellikte bir öğrenci evim olmuştu. Anadolu Hisarının tepesinde, mahalle içinde, üstelik bahçeli, kocaman balkonlu, köpekli kedili, hem de manzaralı..
O evin kirasının nelerle ödendiği, annemle babamın bir yandan deprem anısı, diğer yandan çocuklarını kocaman bir şehirde, tek başına oturtmanın verdiği iç huzursuzlukları ile nasıl başa çıktıkları başka başka hikayeler..
O evdeki ilk kışımda hiç yalnız kalmadım ben..
Kızların biri yoksa biri gelirdi..Yalnızlıktan ürktüğümü, uykularımın aylar sonra hala bölündüğünü bilirlerdi, hiç ses etmezler sanki zaten orada yaşıyormuş gibi damlarlardı eve.. Onların varlığı çok iyileştirdi beni o sene..O evde okuduk, eğlendik, sıkıldık, misafir ağırladık, yeni yıllar kutladık, bahçedeki azgın ve kızgın köpeğin elinden kıl payı kurtulduk defalarca..O zamandan sonra evim hiç boş kalmadı. Daha sonra Canan' la birlikte oturduğumuz bekar yıllarımızda, yine dolar taşardı evimiz..Kardeşler, sevgililer, arkadaşlar, eş dost, kediler..
Zamanla hepimiz yalnızlaştık, küçük ailelerimiz minik arkadaş gruplarımız oldu.. Hepsini çok sevdik, öyle de mutlu olduk, hem de çok.. Ama son haftalarda kapımızın çokça çalınması, evin bir dolup bir boşalması, araya bir de bayram girmesi, büyükler küçükler herkesin ister istemez bir araya toplanması o günlere götürdü beni..Bayram dönüşü biraz dinlenip Canan- Ozan- Deniz üçlüsünü beklerken, aradığım arkadaşlarımın hiç biri nerede buluşuyoruz demedi, herkes evin yolunu biliyordu ve zaten hep buraya gelinirdi..
Bir hafta önceki doğumgünü toplaşmasından sonra da böyle güzel bir his kalmıştı içimde, evet bu aynı histi işte..
Hızlı bir yemek organizasyonu yaptık ailecek ve sanırım yıkadığı brokolilerin, rendelediği kerevizlerin, tencereye attığı barbunyaların arkadaşlarımız için olduğunun farkındaydı cüce, pek hummalı çalıştı..
Evrim - Demir ikilisinden her zamanki gibi bomba bir oyuncak seçimi kalabalık evde uykuya direnme saatlerinin acısını azalttı..Kulakları bol bol çınladı :)
Bu sabah boşaldı tüm ev.. 
Babalar işe, sıpalar okula, bu yamuk emzikli gülen surat anneannesine yol aldı..
İşte şimdi üstüme yıkılıyor duvarlar..
Yaşlandıkça annesine benziyor insan, birileri gittikten sonra içime çöreklenen boşluk hissini biz evden çıkarken annemin yüzünde de görürüm hep.. Bu his o his işte..
Ama olsun evimizi dolduracak kadar çoklar ya varsın olsun onlar gittikten sonra ben bomboş kalayım :)

2 yorum:

Defne-prenseskuzu dedi ki...

peki benim boğazıma niye bir şeyler oturdu?

çok güzel ifade etmişsin.. hep dolu eviniz, bereketli sofralarınız olsun:)

Sen Gelince dedi ki...

Pek bi dokundu bu yazı bana:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails